ÇERNOBİL’i UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ

 

 

26/04/1986 gecesi 01:24 ‘de Ukrayna’da nükleer santralin bir reaktörün de meydana gelen patlama 20. Yüzyılın en büyük çevre faciası olup aradan 33 yıl geçmesine rağmen hala etkilerini sürdürmektedir.

 

Çernobil nükleer santralinin çevreye yaydığı radyasyon HİROŞİMA ve NAGAZAKİYE atılan atom bombalarının 200 misli etkinliğinde olduğunu biliyoruz.

 

Çernobil faciasından en çok Ukrayna ve Rusya etkilenmiş olsa da, ülkemizde başta Karadeniz Bölgemiz olmak üzere Marmara , Trakya ve İç Anadolu Bölgelerimiz ile birlikte ülkemizin tamamı radyasyona maruz kalmıştır.

 

Zamanın yöneticilerinden “bize radyasyondan ,madyasyondan bir şey olmaz .”diyen olduğu gibi; ”azıcık radyasyonlu çay sağlığa faydalıdır. “diyen yönetici ve “çayda radyasyon yok ,bakın ben içiyorum .”diyen bakan bile olmuştur. Oysa çayımız , fındığımız ve özellikle Karadeniz Bölgemizdeki ormanlarımız ve tarımsal alanlarımız radyasyondan doğrudan etkilenmiş, uzun yıllardan bu yana ve halen radyasyon etkisini sürdürmektedir.

 

Ne yazık ki Çernobil faciasının etkilerinin araştırılması için 26/01/1993 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verilen soruşturma önergesi de red edilmiştir.

 

Çernobil faciasından sonra özellikle Karadeniz Bölgemizde kanser hastalıkları oldukça artmış olmasına rağmen, Çernobil’in Ülkemizdeki etkileri henüz tam olarak tespit edilmemiş olması , insan ve çevre sağlığı yönünden büyük bir eksikliktir.

 

Çernobil nükleer santralinin binlerce metreküp çimento ve tonlarca çelik kullanılarak gömülmüş olsa dahi, halen radyasyon yaydığı söylenmektedir. Ülkemizde alternatif enerji kaynakları var iken , nükleer santral yapılması ülkemiz açısından ciddi tehlikeler doğurabilir. Ülkemiz rüzgar ve güneş bakımından oldukça zengin olup, rüzgar ve güneş enerji santrallerinin insan sağlığına ve çevreye zararları yok gibidir.Başkaca alternatif enerji kaynaklarımız da vardır.

 

Radyasyona maruz kalmış binlerce insanın ölmesi, binlercesinin sakat kalması, çevrenin gördüğü zararlar insanlık tarihi boyunca görülmedi.

 

İşte bu nedenle Çernobil faciasını unutmadık.

 

Unutmayacağımız bir başka olgu da var ki; o da , insan ve çevre sağlığıdır.

 

Nükleersiz enerji alternatif kaynaklarda olup, önce insan ve çevre sağlığının sağlanması esas olmalıdır.

 

EKAF EGE KARADENİZ DERNEKLERİ FEDERASYONU